Konya’nın doğal zenginliklerine dair yeni bir keşif, sosyal medyada paylaşılan bir doğa fotoğrafı sayesinde gerçekleşti. Uzun yıllardır floraya olan ilgisiyle tanınan emekli Prof. Dr. Ahmet Duran, internet ortamında dolaşan ve Meram ilçesi Dere Mahallesi’nden çekilen bu fotoğrafı fark etti. Fotoğraf üzerinde yaptığı detaylı incelemeler ve bölgeye yaptığı ziyaretler sonucunda, dünyada yalnızca Konya’ya özgü olan yeni bir bitki türünü tespit etti.
Selçuk Üniversitesi Fen Fakültesi’nden emekli olan Prof. Dr. Duran, bölgeden aldığı örnekleri detaylı laboratuvar analizlerine tabi tutarak bitkinin özelliklerini ortaya çıkardı. Bu çalışmalar neticesinde, bitkinin maydanozgiller ailesinden farklı bir tür olduğu ve nesli tehlike altında bulunduğu belirlendi. Yaklaşık iki yıl süren titiz araştırmaların ardından hazırlanan bilimsel makale, uluslararası dergi Plöntataxa’da yayımlanarak literatüre kazandırıldı. Bu yeni tür, bilim dünyasında “Konya sarunotu” adıyla anılmaya başladı ve adı, bölgenin yerel florasına önemli bir katkı sağladı.
Bitkilerin dünya üzerinde sadece belirli bölgelerde endemik şekilde yaşadığı bilinen bir gerçektir. Bu bağlamda, Prof. Duran’ın keşfi, özellikle bölgesel biyoçeşitliliğin korunması açısından büyük önem taşıyor. Özellikle çok az sayıda bireyle temsil edilen bu tür, koruma altına alınması gereken bitkiler arasında yer almaktadır. Ayrıca, bilimsel sınıflandırmalar açısından da dikkat çekici özellikleriyle öne çıkıyor. Bitki, monokarpik olarak sınıflandırılan nadir bitki gruplarından biri. Bu tür, yaşamını yalnızca bir kez çiçek açıp üremesinin ardından ölür. Bu özelliğiyle, diğer bitki türlerinden ayrılır ve korunması gereken özel bir yaşam döngüsüne sahiptir.
Prof. Duran’ın keşfi, sadece bir doğal görüntüden hareketle başlayan bir süreçtir. Sosyal medyada paylaşılan bir fotoğrafı dikkatle inceleyen araştırmacı, bölgeye yaptığı ziyaret ve örnekleme çalışmalarıyla yeni bir bilimsel kategoriye giriş yaptı. Bu olay, doğa ve bilimin etkileşiminin ne denli önemli ve beklenmedik kazançlar getirebileceğine dair güzel bir örnek olmayı sürdürüyor. Aynı zamanda, bölgesel flora çalışmalarına yeni bir soluk getirecek bu keşif, gelecekte yapılacak doğa araştırmaları için de ilham kaynağı olmayı hedefliyor.
